Arapca ile basim belada demistim ya, onunla sinirli degil.. Shakespeare’i okuyamadigi icin orta okul 3 de turkce ogretmeni tarafindan azar isiten, “sen hayatinda hic Sekspir i duymadin mi?” diye hakarete maruz kalan minik CaDi simdi gitti geldi Fransizca ya yeniden catti! O gun “evet hocam Sekspir’i cok duydum, ama hic adini okumaya calismadim!!” diye honkurmemek hala icime derttir. Zira Fransizcayi okumasi bi dert, yazmasi ayri dert, anlamasi ise evlere senliktir! Sen yaz 12 harfi, sadece 6sini oku, harf ziyanligindan baska bisey degil. Fransada cocuk kitaplari bile kalindir herhalde !! Hani kanmayin oyle kalin kalin fransizca kitaplara, cogu harfi sus olsun diye yaziyorlar, kitaplar doluyor. Okumayacaksin niye yaziyosun : )) Bunun kagidi para, murekkebi para, GB lar doluyordur bilgisayarlarda da kesin! Turkcemizin gozunu seveyim valla, “yazildigi gibi okunur” BUDUR! : ))
Yemek yemege gidiyorsunuz, menulerde fransizca zaten, ben okudugumu saniyorum ama teleffuzum yerlerde surunuyor:)) En sonunda iste bu diye parmakla gosteriyorum, bunun icinde ne var? Garson ingilizce biliyorsa iyi de, bilmiyorsa gozlerimi kapatip, o piti piti karamela sepeti diye yemek olayini direk sansa bagliyorum: )))) Ama burada en buyuk sorun su ki kimse tek bir dil konusmuyor. Hani Gurcistan’da da rusca gurcuce karisik konusuyorlardi ama ikisini ayni anda konusmuyorlardi. Kendi aralarinda hep gurcuce konusuyorlardi, teknik konularda rusca konusuyorlardi. Bizde Allah a sukur derdimizi anlatacak kadar 20-30 kelime ogrenmistik, pazarda catir catir pazarlik bile yapiyorduk Palyanco’mla: )) Ama burada tamamen iki dil birbirine karisip yeni bir dil olmus. Zaten sanirim bizim burada ogrenecegimiz Fransizcayi Fransizlar anlamaz, Arapcayi da araplar anlamaz. Ha sen ikisinden birini iyi konussan anlarlar ama kulak dolgunlugu denen olay tarafindan hic sansimiz yok! Neyse olacak olacak, o da olacak..
Is olayina girersek cikamayiz diye hep erteliyorum. Cunku burada hersey karmakarisik! Biz -ongorulen tarih- Ocak ayina kadar -Tunus’un baskentide Tunus- Tunus ta kalip, Ocak’tan sonra insaatin yapilacagi col ortamina transfer olacagiz. Cole en yakin yerlesim biriminde de kendi kalici evlerimiz var, yani iki sene oturacagimiz evler. Ama bizde ongorulen tarihe hic bi zaman uyulmaz, yarin hadi gidiyorsunuz derler, yada Ocak gecer Mart gecer, Nisan gecer.. biz hala gidememis oluruz. Herseye hazirlikli olmak lazim.
"Pazar gunu kahvaltisiz olur mu, ne yaptim ettim tum imkansizliklara ragmen super duper ekmek ustu pizza yaptim, sofrayida elimden geldigi kadar suslemeyi unutmadim, ancak boyle oldu:)) bir Turk kizina tum zorluklari yenmek yakisir:P"